Adam Back kimdir?

Erkin Şahinöz
Erkin Şahinöz Analist
50 kez okundu

Kripto para ve blokzincir dünyasına adım attığı anda kendini birbirinden farklı gizemlerin, bilinmezliklerin, çözülmeyi bekleyen bulmacaların arasında buluyor insan. Elbette bundan daha doğal bir şey olamaz çünkü başta Bitcoin olmak üzere kripto para kavramının çıkış noktası kişiler arasındaki alışverişi banka, aracı kurum ya da devlet gibi üçüncü bir tarafın denetiminden ve müdahalesinden çıkarmaktı. Bunu yaparken kullanıcının kimliğinin gizlenmesi ve kendisi istemediği takdirde kimse tarafından bulunamaması birinci gaye olmuştu. Hal böyle olunca sadece kripto para piyasalarında işlem yapan kullanıcıların değil, aynı zamanda bizzat bu piyasaların yaratılmasında rol oynayanların da kimliği bugüne kadar muğlak kaldı.

Bitcoin’in yaratıcısı olduğu iddia edilen Satoshi Nakomoto’nun gerçekte kim olduğunun hala bilinmemesi bunun en güzel örneği olsa gerek. Satoshi’nin kimliğiyle ilgili gündemi meşgul eden teoriler birkaç ismin etrafında dönüyor. Bunlardan biri de, Adam Back…

HashCash’in yaratıcısı Adam Back kimdir?

1970 doğumlu İngiliz kriptolog Dr. Adam Back, blokzincirin kurucu insanlarından biri olarak biliniyor. Back’in yaptığı en büyük katkı, bugün Bitcoin’de kullanılan iş ispatı (Proof of Work/Pow) sisteminin zeminini oluşturan HashCash’i yaratmış olması. 1997 yılında spam e-postaları engellemek için tasarlanan HashCash, zaman içinde blokzincir teknolojisinde kullanılınca bugünkü ününe kavuştu. University of Exeter’de bilgisayar bilimleri alanında doktora yapan Back, hayatı boyunca kriptografi, güvenlik teknolojileri ve kişisel bilgilerin gizliliği konularıyla meşgul oldu.

Hashcah, Dwork ve Naor’un anti-spam önerisiyle aynı amaca sahip bir sistemdir. HashCash’in farkı, Dwork ve Naor gibi kriptografik bulmacalara değil, hash oluşturmaya dayalı bir altyapısının olmasıydı. Hashing, tek bir harfi de tüm bir kitabı da önceden belirlenmiş bir uzunlukta tek ve rastgele bir sayı dizisine dönüştüren kriptografik bir fonksiyondur. Hashcash ile bir e-postanın meta verileri (“gönderen” adresi, “alıcı” adresi, saat vb.) protokol olarak resmileştirilir.

Satoshi Nakamoto Hayaleti

Bitcoin tarihi boyunca en az Bitcoin kadar gündemde kalan bir diğer konu da Bitcoin yaratıcısının kim olduğuydu. Blockstream’ın CEO’su Adam Back de Hal Finney, Nick Szabo ve diğer farklı isimler gibi Satoshi Nakamoto olduğunu iddia edenlere tersini kanıtlamak için çokça çaba sarf etti. Birçok kişi Back’in Bitcoin’in yaratıcısı olduğunu söylerken o bunu her seferinde şiddetle reddetti.

Bitcoin ile tanışma hikayesini, tarihteki ilk Bitcoin işleminin alıcısı olan bilgisayar bilimcisi Hal Finney’in deneyimlerini okuduğu andan başlatan Back, Satoshi’nin bir topluluk mu yoksa şahıs mı olduğu yönündeki tüm soruları da tek bir kişi olduğunu düşündüğünü söyleyerek yanıtladı. Çünkü ona göre eğer Satoshi bir topluluk olsaydı kaynak kodun yazılımında tutarsızlıklar olması gerekirdi ve farklı yazım tarzları olmalıydı ancak bu tutarsızlıkların olmaması Back için Satoshi’nin tek bir kişi olduğunu kanıtlar nitelikteydi.

Youtube üzerinden “Barely Social” tarafından 11 Mayıs 2020 tarihinde yayınlanan bir video yine kafaları karıştırdı ve Adam Back’in Satoshi olduğu yönündeki kanıtlar kripto topluluğunda oldukça büyük dalgalanmalara sebep oldu. Tüm bu kanıtlar karşısında bile Back, Satoshi olmadığını inatla savunmaya devam etti. Ortaya atılan iddialardan en güçlüsü ise; Satoshi’nin mailleştiği tüm “cypherpunk”lar ile yazışmalarının internet aracılığıyla herkes tarafından ulaşılabilir olması ve tüm isimlerin mail listesinde yerini almasına rağmen Adam Back ile hiçbir mailleşmenin bulunmamasıydı. Adam Back’in bu iddiaya cevabı yetersiz ama netti; çünkü Satoshi kimliğini korumak istiyordu ve bu amaçla mailleri silmişti. Peki, neden sadece Back ile olan yazışmaları silme ihtiyacı hissetmişti?

Kripto dünyasını ayağa kaldıran bir diğer gelişme de 20 Mayıs 2020 sabahında yaşandı. 20 Mayıs’ta kripto para ekosistemi, bilinen en eski Bitcoin cüzdanlarından birinden gönderilen BTC işlemi ile nefesini tuttu. Tam 11 yıldır cüzdanda bekleyen ve 50 BTC madencilik ödülünü içeren cüzdan, Bitcoin’in piyasaya sürülmesinden sadece birkaç hafta sonra oluşturulmuştu. İşte bu, kripto topluluğunun hiç beklemediği bir hamleydi ve 11 yıl boyunca güzellik uykusunda olan cüzdan bir anda ismi bilinmeyen bir prens tarafından uykudan uyandırılmıştı. Bu hareketin Bitcoin’in geliştiricisi Satoshi Nakamoto’ya ait olduğunu düşünenlere Adam Back’in yanıtı, “Satoshi coin satarsa, son çıkarılan coinleri satar” oldu ve cüzdan hareketinin Nakamoto’ya ait olmadığını iddia etti.

Bizans Generalleri Problemi

Ordunun farklı kısımlarını kontrol eden bir grup Bizans generali bir şehri kuşatmış olsun. Bu generaller ya şehre saldırma kararı alacak ya da kuşatmadan geri çekilecekler. Maalesef ki generaller aynı odada, aynı bölgede yani aynı fiziki ortamda bulunmuyorlar. Dolayısıyla birbirleriyle sağlıklı bir şekilde görüş alışverişi yapma ve tartışma imkanı bulamıyorlar. Sadece kendi kararlarını ilan edebiliyorlar. Ortaya ciddi boyutta bir iletişim problemi çıkıyor. İletişimi sağlayan haberciler yolda düşman tarafından ele geçirilebilir, ölebilir, hainlik yaparak mesajın içeriğini değiştirebilir, vb. Ancak bir sonuca varılabilmesi için herkes tarafından ortak bir karar alınması gerekiyor. Bazı generallerin saldırmaması, saldırı saatinde mutabakat sağlanamaması gibi hallerde ortaya yarım yamalak bir saldırı çıkacaktır ki böylelikle hem şehir hem de ordu kaybedilebilir.

Olayı biraz daha karmaşık hale getirelim. Generallerden bazıları hain olabilir, orduyu sabote etmeye çalışabilir. Mesela 11 generalden 5 tanesi saldırı, 5 tanesi çekilme kararı vermiş olsun. Onbirinci general çekilme kararı alanlara “çekilme” oyu, saldırı kararı alanlara “saldırı” oyu verdiğini belirterek orduyu darmadağın edebilir. Buna bir çözüm bulunamazsa taraflar ortak bir paydada buluşamazlar.

Biraz basitleştirerek aktardığımız bu durum matematik ve kriptolojide Bizanslı Generaller Problemi olarak bilinmektedir. Bu sorunu çözebilen sistemlere ise Bizanslı Hatasına Toleranslı Sistemler denmektedir.

Bizanslı Generaller Problemi aslında üç temel konuyu içinde barındırmaktadır. Birincisi, merkezi otoritesi olmayan (lidersiz) bir topluluğun üyeleri ortak bir paydada buluşabilmelidir. İkincisi, bu uzlaşı kötü niyetli katılımcılara rağmen sağlanabilmelidir. Üçüncüsü, bu sistem hata toleranslı olmalıdır yani sistemdeki katılımcıların biri ya da birkaçında bir aksaklık/hata meydana geldiğinde sistem doğru ya da doğruya yakın sonuçlar verebilmelidir.

Bu problem aslında daha önceden farklı yöntemlerle çözülmüştür. Dolayısıyla Satoshi Nakamoto’nun bu konuda bir ilki başardığı söylenemez. Bitcoin gibi birçok kripto paranın bu sorunu çözme biçimi Şifrepunk hareketinden Adam Bac’in HashCash protokolüne ve bu protokolün temelinde yatan işlem kanıtı sistemine (PoW-iş ispatı) dayanıyor. Bitcoin işte bu problemi pratikte çözebilen algoritmalardan oluşan bir teknoloji.

İşlem kanıtı sisteminin amacı hesap defteri tutan herkesin aynı deftere sahip olabilmesidir. Ancak bunun için defterlerin gerçeği yansıtma kalitesini birbirinden ayırt etmek ve en kaliteli olanı yani gerçeği en iyi yansıtanı asıl olarak kabul etmek gerekiyor. Bunun için hesap defteri tutan kişilere mi güveneceğiz? Elbette hayır. Bu nedenle Bitcoin Blokzinciri sisteminde güven kavramı insandan alınıp insani zaafları olmayan tarafsız şeylere teslim ediliyor; matematiğe, bilgisayarlara, fonksiyonlara. Dürüstlük kıstası olarak kişisel özellikler yerine kayıt defterini tutanların kendi ellerindeki kayıtları Blokzincir’e yeni bir blok olarak ekleyebilmek için harcamak zorunda kalacakları bilgisayar işlem gücü alınıyor. İspatlamak için çalışmaktan daha iyi bir dürüstlük kıstası olabilir mi? Böylelikle insan merkezli güven kavramı ortadan kalkar, yerine, tarafsız bilgisayar ortamında tanımlanan güven kavramı gelir. Adam Back, 40 yıllık Bizans Generalleri problemini çözerek kripto para ve blokzincir dünyasına en önemli katkılardan birini yapmıştır.

Ve Adam Back, bugünkü haliyle Bitcoin ve birçok kripto paranın bel kemiğini oluşturan “İş İspatı” algoritmasını 1996 yılında “Hashcash” adıyla başka bir amaç için geliştiren kişi olarak tarihteki yerini şimdiden almıştır.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında sayılmamaktadır. Bu sebeple, yalnızca burada yer alan bilgi ve yorumlara dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.