Bakan Varank’ın Kriptoparalar hakkında açıklaması

Bakan Varank’ın Kriptoparalar hakkında açıklaması

Okuma Süresi 6dk 1 ay önce

Erkan Öz

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, kriptoparalar hakkında Bloomberg HT’ye açıklamalar yaptı. Sıcağı sıcağına bu açıklamaları değerlendirmek istiyorum.

Bakan Varank, röportajında kriptoparalar alanını başıboş bırakmanın doğru olduğuna inanmadığını söyledi. Varank, “Bugünden bir önlem ilan etmemiz doğru değil. Tabii ki çok yakından takip ediyoruz. Ne yapacağımıza önümüzdeki dönemde karar vereceğiz.” dedi.

İlk bakışta başıboş bırakmamak sanki olumsuz bir açıklama gibi algılanabilir. Ancak devlet ve aslında toplum zaten Türkiye’de de dünyada da hiçbir alanı başıboş bırakmaz. Her alan ile ilgili hukuki kanuni teamüller ya da düzenlemeler vardır. Bakanın başıboş bırakmayız açıklaması biraz tepeden bakan bir anlayışı yansıtmış gibi ama kriptoparalar sahasında bir kanuni altyapı oluşturulması zaten hepimizin dileği. Bu noktada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dijital paranın ekonomik ve hukuki altyapısını oluşturacak adımları atıyoruz” şeklinde sözleri de aslında aynı hareket tarzını ancak vatandaşı sınırlama değil ona hizmet etme anlayışıyla ifade ediyor.

Ayrıca şunu da belirtmek gerekir: Kriptoparalar alanı Türkiye’de genelde düşünüldüğü gibi tamamen başıboş bir alan değil. Bu alanda faaliyet gösteren özellikle alım satımlara aracılık eden borsalar, yapılan işlemlerin kaydının tutulması, kimin hangi kripto parayı alıp sattığının belirlenmesi, bu konularda MASAK ile yakın çalışma vb konularda baştan beri sanki kanuni düzenlemeler varmış gibi adeta bir oto kontrol ile hareket ediyor.

Boşluk olan sahalar ise başta bu kurumların sermaye yeterlilikleri, teknolojik standartları, yatırımcıların aşırı yoğunlukta erişim sorunu yaşamaları vb noktalar olabilir.

Ayrıca Bakan Varank dijital paraların dolandırıcılıkta kullanılması konusuna dikkat çekmiş. Bu konuda önlemler alınması da yine en çok kriptoparalarla uğraşan ya da bu konularda fikir üreten insanların talebidir. Bilgi ya da yetkinlikleri olmadan her yerde insanları olmadık yatırım tercihlerine yönlendirenler ya da büyük kriptoparaların isimlerini veya marka değerlerini kullanarak dolandırıcılık şebekeleri kuranlar ile mücadele şarttır.

Ancak bu noktada da konunun tamamen başıboş olduğunu düşünmek yanlış olur. Çünkü mevcut sermaye piyasası kanunları, ceza kanunları vb hukuki mevzuat zaten bu konuları suç olarak görüyor. Güvenlik güçlerinin de sürekli özellikle kriptopara kullanan dolandırıcıları yakalayıp adalete teslim ettiklerine şahit oluyoruz. Elbette kriptopara alanına özel kanuni düzenlemeler ile bu mücadeleler çok daha etkin hale getirilebilir.

Ancak Bitcoin ve kriptopara özelinde basının ve dolayısıyla toplumun farklı bir bakış açısı da var. Ben bunu uçak ve otomobil karşılaştırması olarak görüyorum. Bir otomobil kazasında Allah göstermesin beş kişi hayatını kaybetse bu basın için çok aşırı önemli bir haber değildir. Ancak herhangi bir uçak kazası olsa ve üç kişi hayatını kaybetse bu her yerde haber olur herkes bu kazaya odaklanır. İnsanlar uçakların daha güvensiz olduğunu düşünme eğilimindedir. Oysa istatistikler ortaya koyuyor ki karayollarında seyahat zaman zaman çok daha riskli hale gelebilir.

Bitcoin ve kriptoparalar ile klasik finans sistemi arasında da böyle bir bağlantı var. Aslında kriptoparalar doğru hareket ederseniz klasik finans araçlarından çok daha az risklidir. Ancak bir olayın içine Bitcoin girdiyse o olayın kamuoyu algısı hemen değişiyor. Tıpkı uçak gibi. İnsanlar bir metal yanının havada nasıl durabildiğine hala akıl erdiremedikleri gibi herhangi bir otoriteye bağlı olmayan bir bilgisayar sisteminin nasıl güvenli para alışverişi yapabildiğine de doğal olarak şu anda akıl erdiremiyor. Bu nedenle basın bir dolandırıcılığın içinde dolar ya da altın görse buna “Dolar dolandırıcılık şebekesi çökertildi” vb başlık atmıyor. Ama aynı dolandırıcı Bitcoin kullanarak bir şey yapmışsa hemen ‘Bitcoin dolandırıcılığı’ oluyor.

“Yaşamaya devam edecekler”

Bakan Varank’ın açıklamalarında en olumlu bulduğum yan ise Sayın Bakanın kriptoparalar hakkında düşüncelerinin olumsuzdan olumluya doğru geliştiğini belirtmesi oldu.

Bakan Varank şu ifadeleri kullandı. “Kripto paralar konusunda çok daha negatiftim. Bu işin dünya ticaretinde çok fazla yer alabileceğine inanmıyordum. Bugün geldikleri noktada çok etkin olduklarını görüyorum. Bu tabi dünya piyasalarındaki parayla da çok ilişkili. Etrafta dolanan çok büyük rezervler var ve bunlar gidecek yer arıyorlar. Biliyorsunuz Elon Musk bir tweet’iyle bir anda sistem alt üst olabiliyor. Dünya ticaretinde çok fazla etkili olmayabilir ama bence yaşamaya devam ederler. Bence ülkeler bunu mutlaka kontrol altına alacaklar.”

Bu görüşlerdeki değişimleri sadece Bakan Varank’ta değil bir çok devlet yetkilisinde son dönemlerde görüyoruz. 2017’ye Göre bu değişim çok büyük bir ilerleme ve şahsen bunu gayet olumlu buluyorum. Şu anda Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin kendi resmi sosyal medya hesaplarından toplumu blokzincir ve kripto paralar konusunda bilgilendirme alanında yaptığı çalışmaları gördükçe gelecek için daha da ümitleniyorum.

Öyle görünüyor ki özellikle devletin en üst kademesinde blokzincir ve kriptoparaların sadece risk ve tehdit olarak algılanmaması gerektiği ve bu alanda toplum ve devlet için çok önemli fayda ve fırsatların da bulunduğu görüşü hakim olmaya başladı. İnşallah bu görüş daha da kuvvetlenir ve Türk milleti henüz dünyanın çok büyük bir kısmının anlamadığı bu alanda erken hareket ederek kendine çok avantajlı bir konum elde eder.