Bitcoin ve Altın

Yiğit
Yiğit Editör
181 kez okundu

Bitcoin’i birkaç yönüyle emtia olarak değerlendirenler var. Doğrudur, Bitcoin ve altın ile bazı benzer özelliklere sahiptir. Önce arz ile başlayalım. Bitcoin’in protokolünde arz 2140 yılında 21 milyona ulaşacak ve ondan sonra da sabit kalacak şekilde belirlenmiş. Bu yazının kaleme alındığı dönemde Bitcoin’in arzı zaten 18,6 milyona yaklaşmıştı. Bu toplam arzın neredeyse yüzde 88’inin zaten tedavülde olduğu anlamına geliyor. Bitcoin bu açıdan altına çok benzemektedir. Yıllık altın üretiminin bugüne kadar çıkarılmış altın stoku içindeki payı çok küçüktür. Ezcümle, altın da arzı sınırlı bir emtiadır. Hatta sırf bu özelliği altınının insan tarafından yüzyıllarca para olarak tercih edilmesini sağlamıştır.

Bitcoin ve Altın

Altında olduğu gibi Bitcoin’in de arkasında bir merkezi otorite yoktur. Haliyle ikisinde de ihraç edenin yükümlülüğü yoktur. İkisi de resmi para birimi değildir. Altın ne kadar apolitik ise Bitcoin de o kadar apolitiktir. Arka planda bir merkezi otorite yoksa fiyat dalgalanmalarına müdahale de söz konusu olamaz. Ama itibari paralar için durum farklıdır. Mesela Türk lirasında kontrolsüz değer kayıpları olduğunda Merkez Bankası kura çeşitli para politikası araçları ile müdahale edebilmekte ve fiyat oynaklığını azaltmaya çalışmaktadır. Bu durum altın ve Bitcoin için geçerli değildir. Her ikisinin fiyatını da arz-talep dengesi ve ekonomik aktörlerin beklentilerindeki (bazen sert ve hızlı) değişimler belirliyor. Haliyle Bitcoin ve altın fiyatlarında yüksek boyutlu dalgalanmalar yaşanabilmektedir.

Bitcoin ve Altın

Kolay ölçülebilir olmaları altın ve Bitcoin arasındaki önemli benzerliklerden biri. Önemli bir ortak özellikleri daha var. Varlıkların getirisi iki bileşenden oluşur: sermaye kazancı/kaybı ve akım geliri. İki örnek verelim. 400.000 TL’ye aldığınız konutu 600.000 TL’ye sattığınızda 200.000 TL kar edersiniz. Bu, sermaye kazancıdır. Bu süreç içinde evi kiraya vermişseniz kira geliriniz de olur. Bu da akım geliridir. Kiraya vermezseniz akım geliri olmaz.

6 TL’ye hisse senedi aldınız diyelim. Bir süre sonra 10 TL’ye sattınız. Oluşan 4 TL’lik kar sermaye kazancınızdır. Bu süreç içerisinde hisse temettü vermiş olabilir. Dağıtılan temettü akım geliridir. Temettü yoksa akım geliri de yoktur. Şimdi altına ve Bitcoin’e geri dönelim. Bu gözle değerlendirildiğinde eskiden her ikisi de akım geliri sunmuyordu. Ama şimdi altın hesapları faiz kazandırıyor. Kripto bankaların güçlenmesiyle kripto dünyada da mevduat/kredi sistemi oluştu ve Bitcoin de sahibine akım geliri sunabilecek.

Altının Farkı Nedir?

Altının başta gümüş ve platin olmak üzere diğer kıymetli metallerden önemli bir farkı vardır, sanayideki kullanımı çok düşüktür. Başta elektronik ürünler ve dişçilik olmak üzere altına sanayiden gelen talep toplam talebin %10’una bile ulaşmaz. Bundan dolayı gene diğer metalardan farklı olarak altın fiyatlarıyla ekonomik konjonktür (büyüme-durgunluk-küçülme dönemleri) arasındaki ilişki son derece zayıftır. Petrolü düşünün. Hızlı büyüyen dünya ekonomisi petrol fiyatlarının yükselmesine, daralan dünya ekonomisi petrol fiyatlarının düşmesine neden olur. Altının sanayideki yeri düşük olduğu için konjonktürel bağı zayıftır. Bitcoin’in arkasında bir ulus devlet, para politikası ve maliye politikası yoktur. Bitcoin bir ülke ya da bölge ekonomisiyle ilintili değildir. Haliyle altında olduğu gibi Bitcoin’de de fiyat ile ekonomik konjonktür bağı yok denecek kadar azdır (şimdilik).

Bitcoin ve Altının Ortak Özellikleri

Bitcoin ve altının bir diğer ortak özelliği üretimlerinde tekelleşme olmamasıdır. Paranın üretiminde ulus devletler tekelleşmişken Bitcoin ve altında üretim dağıtık yapılıdır, üretim merkezdeki bir kurumun elinde değildir. Bitcoin’in üretimi özel sektörün elindedir. Altını kamu da özel sektör de üretebilir. Altının da Bitcoin’in de üretim maliyetleri yüksektir.

Paranın iki temel işlevi (değer saklama ve değişim aracı) arasında hep bir kopukluk olmuştur. İyi bir değer saklama aracı olan paralar/varlıklar ödeme aracı olma konusunda zayıf kalmıştır. Benzer şekilde ödeme aracı işlevinde göreli olarak iyi olan paralar/varlıklar da değer saklama tarafında iyi iş çıkaramamaktadır. Mesela Bitcoin ve altın değer saklama işlevinde göreli olarak iyidirler. Bunda her ikisinin de arzının madencilikteki son derece sınırlı üretime bağlı olması etkilidir. Öte yanda arkasında ulus devlet olan itibari paralar ödeme aracı işlevinde son derece başarılıyken değer saklama işlevinde bir o kadar kötüdür. İtibari paranın banka mevduatında sağladığı getiri enflasyonu (paranın satın alma gücündeki düşüş) zar zor aşabilmektedir. Bu da gayet normaldir.

Örneklendirelim;

Altın ve Bitcoin’e değer saklama tarafında avantaj sağlayan şey arzlarının sınırlı olmasıdır. Altından örnek verelim. Son yarım yüzyıl içinde altının toplam arzında birikmiş olacak şekilde yaklaşık sadece %1,0-2,5 aralığında artış gerçekleşti. Öte yanda doların arzı 2008 krizi öncesinde bile yıllık bazda %5,6 düzeyinde artıyordu. 2008 krizi sonrasında ise şirazesinden çıktı, doların arzındaki artış hızı yıllık bazda %20’lere ulaştı. Merkez bankalarının kuralsız ve karşılıksız para basmaları nedeniyle itibari paraların değer saklama fonksiyonlarında zayıf kaldığını gözlemliyoruz. İtibari paraların Klasik Altın Standardı ve Bretton Woods dönemlerinde altın cinsinden karşılığı vardı en azından. Bu sistemlerin feshedilmesiyle birlikte itibari paralar ipini kopardı. Geldiğimiz durum ortada, dünya ekonomisi birkaç yılda bir yeni bir krizin içine yuvarlanmakta. Özetle, altın ve Bitcoin’in değer saklama tarafında da benzer karakteristiklere sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Ancak Bitcoin ve altın arasında bir o kadar da farklılık bulunmaktadır. Altının madde değeri (içsel değeri), fiziksel bir varlığı, kendine has bir değeri vardır. Bitcoin ise madde değerine sahip değildir. Bitcoin bu yönüyle itibari paralara daha yakındır.
Altın kolay taşınabilir değildir, ödemeler için çok uygun değildir. Bitcoin ise bu yönüyle cazibe merkezi haline dönüşmüştür. Özellikle uluslararası para transferlerinde mevcut bankacılık sistemine göre çok daha hızlı ve ucuzdur.
Altın ile Bitcoin arasındaki bir diğer temel farklılık da bölünebilirlik konusundadır. Herhangi bir maddenin gramlarla, miligramlarla veya itibari paraların kuruşlarla, sentlerle işlem görmesi gibi Bitcoin de küçük birimlere (yüz milyona) bölünebilir ve işlemler bunlar üzerinden gerçekleştirebilir. Öte yandan, altın kolay bölünemez.

Altın Fiziki, Bitcoin Dijital

Ayrıca altın, özünde fizikidir, somuttur; her ne kadar dijital ortamda temsil edilebilse de. Bitcoin ise paranın alabileceği en soyut haldedir, dijitaldir. Ayrıca altında herhangi bir şifreleme yokken Bitcoin’de en üst düzey şifreleme teknikleri kullanılmaktadır.
İsmiyle müsemma, Bitcoin bir kripto paradır. Altının üretiminde bir kural ya da algoritma yoktur. Bitcoin ise önceden belirlenmiştir. Aynı zamanda protokolünde yazılı olan bir formüle ve matematiğe göre üretilmektedir. Doların para politikasını Amerikan Merkez Bankası Fed bir kurala bağlı olmaksızın ve ihtiyari bir şekilde belirlerken, Bitcoin’in kurala dayalı bir para politikası vardır. Bu para politikası da Bitcoin Core (Bitcoin’in kullanılmasını sağlayan açık kaynak yazılım) protokolünün bizzat kendisidir.

Altın ve Bitcoin için “iki benzemez” nitelendirmesini kullanamayız. Ek olarak Önemli benzerlikleri olduğu yadsınamaz. Ama çok temel, çok öz konularda farklıları bulunmaktadır.
“Bitcoin, büyük bir dönemin başlangıcı. Hükümetsiz bir para gerekli ve zorunlu bir şey.” Nassim Taleb

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında sayılmamaktadır. Bu sebeple, yalnızca burada yer alan bilgi ve yorumlara dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.