Blokzincir: Ortak malların trajedisi

Yiğit
Yiğit Editör
193 kez okundu

Garret Hardin, 1968 yılında Science dergisinde “Ortak Malların Trajedisi” (The Tragedy of Commons) başlıklı bir makale yayınlar. Makalede, insanların ortak kullanımına açık olarak paylaşılan malların kaçınılmaz kötü kaderini gözler önüne serer. Gardin’e göre ortak malların (yeşil alanlar, park alanları, temiz su kaynakları, deniz ürünleri, vb.) bir sahibi bulunmadığından “bedavacı sorunu” yaşanmaktadır. “Hayattaki en iyi şey, bedava olandır” saikiyle hareket eden insanlar bu tür ortak malları kendi çıkarları uğruna aşırı biçimde kullanır ve bu kontrolsüz tüketim de o malın gelecek nesiller tarafından kullanımını engeller ya da geri dönüşü olmayan şekilde zarar görmesine yol açar.

Blokzincir: Ortak Malların Trajedisi

İnsanoğlunun en önemli özelliklerinden biridir mülkiyete bağlılık. Mülkiyet yoksa bağlılık da yoktur. Bu nedenle ortak malların, yani kullanımı için bir bedel ödenmeyen ve özel bir mülkiyete sahip olmayan kaynakların kaderi kaçınılmaz bir şekilde kötüdür. İnsan sahipsiz bir ortak malın başkaları tarafından da tüketileceğini, haliyle gelecekte kendisine daha az tüketme imkanı kalacağını düşünerek bugün ihtiyacından fazla tüketime yönelir. Diğerleri de benzer güdü ile hareket eder. Bu doğrultuda ortak kaynak tükenmektedir. Aynı zamanda uzun dönemde yararlanma imkanı ortadan kalkmaktadır. O Kızılderili sözünü unutmuştur insan: “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”

Ortak Mallar Trajedisi de aslında oyun teorisinin bir uzantısıdır. Diğerlerinin de kendisi gibi düşüneceğini hesaba katarak kısa vadede elde edeceği faydayı “en çoklaştırmaya” çalışan insan, kullanımı için bir bedel ödenmeyen ortak kaynağı aşırı tüketerek o kaynağın tükenmesine yol açar. Böylelikle ortak mal üzerindeki uzun vadeli haklar de tamamen kaybedilmiş olur.
Mülkiyet hakları doğru bir şekilde tanımlanıp korunmadığı zaman Adam Smith’in görünmez eli kaynakları etkin bir şekilde tahsis edemez. Değerli bir şeyin sahibi yoksa ve kullanımı için de bir bedel ödenmiyorsa ortaya “ortak malların trajedisi” problemi çıkar. Küresel ısınma, iklim değişikliği, kuraklaşma, bitki ve hayvan türlerinin yok olması gibi yaşadığımız birçok ekolojik problemin de kaynağı budur aslında.

Firma Teorisi ve Devlet Teorisi

İktisat, ortak malların trajedisini engellemek için “firma teorisi” ve “devlet teorisi” olarak bilinen iki temel çözüm önerisi getiriyor. Devlet teorisinde, önceden ortak olan kaynakların devlet kontrolü altına alınması tavsiye ediliyor. Diğerinde de, ortak malların özelleştirilmesinin gerektiğinin altı çiziliyor.
Ancak, özelleştirildiğinde ortak malların trajedisi sorunu ortadan kalkmıyor. Ortadan kalkan şey, malın “ortak kullanıma açık” özelliği oluyor. Tek başına devlet müdahalesinin ortak doğal kaynakların etkin kullanımında uzun süreli başarıyı sağlayamadığını örnektenlerden biliyoruz.

Bitcoin Blokzinciri, iktisadın çözüm bulmakta zorlandığı ortak malların trajedisi sorununa da cevap vermektedir. Bitcoin Blokzinciri ortak bir kaynak, ortak bir hizmettir. Herkesin kullanımına açıktır. Sahibi yoktur. Kullanımı için de bir bedel ödenmemektedir, ücretsiz bir yazılımdır, bedelsiz bir inovasyon ortamıdır.
Bitcoin Blokzinciri kullanımı için bedel ödenmeyen ortak bir kaynaktır ama ortak kaynakların trajedisine maruz kalmamaktadır.

Herkese açık bu ortak kaynağın biri tarafından kullanımı diğerlerinin kullanımını azaltmamaktadır. Hatta diğerlerinin de yeniliklerden faydalanmasına olanak sağlamaktadır. Birinin kazancının topluluğun kaybı olmadığı bir mimari oluşturulmuştur. “Kar bana, zarar topluma” gitmiş yerini “kazan-kazan” modeli almıştır. Öyle bir mimaridir ki bir kişinin protokolde, destekleyici sistemlerde ya da cüzdanlarda yaptığı bir yenilik herkesi zenginleştirmektedir. Bu teknolojik değişim ve dönüşümlerden topluluğun tamamı faydalanabilmektedir.

(Not: Bitcoin bir gün olmayabilir. Ama kripto paralar hayatımızda hep olacaktır. Aynı zamanda Bitcoin; kripto para, blokzincir, merkeziyetsiz dünyanın sembolü olduğu için yazıda kripto para ifadesi yerine Bitcoin kullanılmıştır. Bu doğrultuda yazıyı okurken Bitcoin’i kripto paraların temsili olarak görmeye çalışın.)
“Bitcoin, direncin para birimidir.” Max Keiser

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında sayılmamaktadır. Bu sebeple, yalnızca burada yer alan bilgi ve yorumlara dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.