COVID-19 aşılarının dağıtımında çözüm blokzincir mi?

Erkin Şahinöz
Erkin Şahinöz Analist
30 kez okundu

Bitcoin, Ethereum, Ripple, Litecoin… Artık bu ve benzeri kripto paraları gündelik hayatımızda sık sık duyuyoruz. Düne kadar kulağa çok yabancı gelen kripto para kavramı, bugün Dolar gibi, Euro gibi, hisse senedi gibi önemli ve yaygın bir finansal varlık haline geldi. Kripto paraları günden güne daha fazla kişi ve kurum benimsiyor. Devletler kripto paraları birer ödeme aracı olarak kabul etmeye hazırlanıyor ve hatta kendi kripto paralarını oluşturmak üzere çalışmalar yapıyor. Ancak asıl önemlisi, kripto paraların güvenle kullanılmasını sağlayan Blokzincir teknolojisi her geçen gün daha fazla ilgi çekiyor ve Blokzincir’in yeni uygulama alanları ortaya çıkıyor.

COVID-19 Aşılarının Dağıtımında Çözüm Blokzincir Mi?

Peki ama nedir bu blokzincir? En basit şekilde ifade etmek gerekirse; içinde ayrı ayrı sayısal bilgilerin olduğu blokların bir araya gelerek oluşturdukları yapıya blokzincir deniyor. Blokzinciri bir arşiv odasına benzetmemiz mümkün… Geleneksel olarak herhangi bir alanda yaptığımız işlemlerin kaydı bir arşiv odasında tutulur. Örneğin bir kentteki alım satım işlemleri tapunun arşiv odasında saklanır ve bir anlaşmazlık halinde bu kayıtlara başvurulur. Ya da şimdi teknolojinin ilerlemesiyle birlikte ilgili veri tabanı, bir sunucuda (server) dijital olarak muhaza edilir. Veri tabanının tek bir yerde bulunması, o veri tabanının güvenliğini sağlayabilmek için bir devlet, noter ya da banka gibi bir kuruma ihtiyacı doğurur. Blokzincir’in farkı ise, böyle bir aracı olmadan her türlü işlemin kaydının dijital ortamda anında ve güvenle yapılabilmesidir.

Dağıtılmış bir ağda bilgiler her bir blokta ayrı ayrı tutulur ve ardından bu bloklar tarih sırasına göre uç uca eklenir. Blokların içindeki bilgiler şifrelenmiş halde saklanır. Her bir blok, kendisinden önce gelen blokun da bilgisini taşıdığından, blokların birbirlerine eklenme sırası da değiştirilememektedir. Blokzincir veri tabanına her yerden, her an ve herkes tarafından erişilebilir.

Blokzincir Güvenilirliği

Tarih boyunca sözleşmelerin, finansal işlemlerin, bireysel ve kurumsal varlıkların kayıtlarının saklanması ve korunması büyük bir sorun olmuştur. Sahibi olduğumuz bir evin bize ait olduğunu nasıl ispat ederiz? Kasamızda evin tapusunu saklarız ve ihtiyaç olduğunda ilgili mercilere bu tapuyu sunabiliriz. Tapu tüm toplum tarafından kabul edilen ve devletin onayladığı resmi bir belgedir ve sahipliğimizi ispat eder. Peki bir ev satın almak istediğimizi düşünelim. Bunun için izlememiz gereken adımlar nelerdir? Satın almak istediğimiz evin sahibiyle fiyatta anlaşırız. Çoğu zaman ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüğü’nde randevulaşırız. O anda satıcıya nakden ya da banka havalesi yoluyla ödemeyi gerçekleştiririz. Ardından tapu memurunun sunduğu tapu defterini satıcıyla birlikte karşılıklı olarak imzalarız ve böylece evin mülkiyeti bize geçmiş olur. Yine de, ödeme yaptıktan sonra satıcının satış işlemine onay vermemesinin önünde ne gibi bir engel vardır? İşin doğrusu o anda elimizde olan tek şey, satıcının iyi niyetine olan inancımızdır. Böyle bir anda her türlü hukukun dışına çıkmış ve kaderimizi karşımızdaki kişinin insafına bırakmış durumdayızdır. Hayatımız boyunca bu ve buna benzer irili ufaklı binlerce durumun içinde buluruz kendimizi. Müthiş bir teknolojik gelişmenin ve dijitalleşmenin içinde yaşıyor olsak da, toplumlarımızın temelini oluşturan düzenlemeler çağın çok gerisinde. İşte Blokzincir teknolojisi tüm bu sorunları çözmeyi vaat ettiği için birçok insanı heyecanlandırıyor.

Şimdi yukarıdaki alım-satım işleminin Blokzincir aracılığıyla yapıldığını düşünelim. Burada biz dijital cüzdanımızda evin bedelini muhafaza ettiğimiz gibi satıcıya ait evin mülkiyeti de dijital ortamda bulunmaktadır. Satıcıyla karşılıklı olarak görüşüp anlaştıktan sonra hem bizim dijital cüzdanımız hem de evin mülkiyeti dijital bir akıllı sözleşmeye bağlanıyor. “Akıllı sözleşme” denen bu sözleşme bir kere imzalanınca artık hiçbir şartta ve koşulda değiştirilemiyor. Satıcı evin mülkiyetini bize transfer ettiği anda evin bedeli de satıcıya otomatik olarak aktarılıyor. Böylece güvenlikle ilgili kaygılar giderildiği gibi, bu örnekte üçüncü taraf olan Tapu Müdürlüğü’ne de herhangi bir işlem bedeli ödemeye gerek kalmıyor.

Blokzincir Teknolojisi ile Koronavirüs İlişkisi 

Blokzincir teknolojisinin geleneksel kurumların yerini almasına ve hayatımızın her anında kullanılmasına belki daha onlarca yıl var. Belki de bu dönüşüm hiçbir zaman tam anlamıyla gerçekleşmeyecek ve gelenekle gelecek yan yana yaşayıp gidecek. Ancak bugün içinde bulduğumuz Koronavirüs salgını bizleri, geleneksel yöntemlerin ötesine geçip daha önce hiç düşünmediğimiz şekillerde düşünmeye zorluyor.

COVID-19 ile mücadele etmek için en önemli silah olan aşı konusunda nihayet sona gelindi. Dünyanın çeşitli yerlerinde etkileri ispatlanan aşılar şu anda tüm insanlığın yüzünü güldürüyor. Herkes bu karanlık tünelden çıkmak için gün sayıyor ancak şu anda önümüzde aşının üretilmesinden daha büyük bir sorun duruyor; 8 milyar insanın aşılanması… Üstelik bir de birçok aşının 2 doz uygulanması gerektiği de düşünülünce insanlık tarihinin en büyük lojistik operasyonuyla karşı karşıya olduğumuz ortaya çıkıyor. Üstüne üstlük Pfizer aşısının   -70 °C’de, Moderna aşısının ise -20 °C’de saklanma zorunluluğu göz önüne alınırsa meselenin karmaşıklığı büsbütün gözler önüne seriliyor.

Günümüzde tedarik zincirleri elbette eskiye göre çok daha gelişmiş olsa da, bu dev operasyon daha önceki hiçbir şeye benzemeyecek ve yepyeni çözümler gerekecek. Tedarik zincirini hiç kırmadan aşıyı gereken ısıda tutmak başlı başına bir sorun… Bunun ötesinde, üretilen aşı büyük ihtimalle bir havalimanından uçağa yüklenecek. Aşılar uygulama merkezine ulaşmadan önce bir dağıtım merkezine getirilecek. Elbette her aşamada bu zincirin işlemesini sağlayacak birçok aracılar bulunacak. Tüm bu süreç boyunca bozulan veya gereken ısıda muhafaza edilemeyen aşıların tespit edilmesi ve ayıklanması gerekecek. Asıl önemlisi aşılar dev hastanelerden küçük kliniklere, mahalle eczanelerinden köy okullarına olacak şekilde birçok yere dağıtılacak. Hangi noktaya ne kadar aşı gönderileceği, hangi bölgenin ne zaman aşılanacağı gibi birçok konuda karar vermek gerekecek. İşte tüm bu süreçlerin canlı ve anlık olarak takip edilmesi şart olacak. IBM’e göre bu büyük operasyonun üstesinden Blokzincir teknolojisi sayesinde gelinebilir. Dışarıdan müdahalenin mümkün olmadığı Blokzincir sayesinde tüm süreç şeffaf olarak takip edilebilir ve tedarik zincirinde minimum kayıpla aşılar insanlara uygulanabilir. Dahası, bireyler de hangi aşının hangi dozunu aldıklarını ve bir sonraki dozu ne zaman alacaklarını takip edebilir ve dijital aşı karnelerini her an yanlarında taşıyabilirler. Böyle evrensel bir aşı karnesi, istenildiği takdirde okula, devlet kurumuna, bankaya ya da başka bir ülkeye giderken sunulabilir.

Yapılan araştırmalar, sadece ülkemizde değil tüm dünyada kamuoyunun aşı güvenliğiyle ilgili tereddütler yaşadığını gösteriyor. Birçok insan, etkileri tam olarak belirlenmeden acele bir şekilde aşıların piyasaya sürüldüğünü düşünüyor. Ancak Blokzincir teknolojisi şu anda en çok ihtiyaç duyduğumuz şeyi, yani güven duygusunu tüm insanlığa aşılayabilir.

“Fırsatlar gelmez, onları sen yaratırsın.”  Chris Grosser7

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında sayılmamaktadır. Bu sebeple, yalnızca burada yer alan bilgi ve yorumlara dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.