Neden Tıpış Tıpış Bitcoine Döndüler?

Neden Tıpış Tıpış Bitcoine Döndüler?

Okuma Süresi 6dk 2 ay önce

Erkan Öz

Dünyaca ünlü elektronik ödeme devi PayPal’ın kurucu ve eski CEO’larından Bill Harris, Nisan 2018’de Bitcoinin tarihin en büyük dolandırıcılığı olduğunu söylemişti. Ocak 2018’de ise PayPal’ın halen CEO’luğunu yürüten Dan Schulman, Bitcoin fiyatının çok dalgalı olduğunu, Bitcoine değil blokzincire odaklandıklarını ifade etmişti.

Ama ne oldu, Ekim 2020’ye geldiğimizde PayPal, kullanıcılarına kripto para alım satım ve saklama hizmeti vereceğini duyurdu. Şirket ayrıca 26 milyon üye işyerine de kriptopara ile alışveriş imkanı sağlayacağını belirtti. Aralık 2020’de Pantera Capital tarafından hazırlanan bir araştırmaya göre PayPal, müşterilerine benzer hizmet sunan Square ile birlikte günlük Bitcoin madencilik üretiminin hemen tamamını (müşterileri için) satın alır hale geldi.

Visa CEO’su Alfred Kelly ise Ocak 2018’de Bitcoinin çok spekülatif olduğunu kaydetmiş ve Bitcoin transferlerini işlemeyeceklerini vurgulamıştı. Heyhat! Ocak 2021’de Visa ödemeler ağına kriptoparaları ekleyeceğini ilan etti. Şirket, Şubat 2021’de ise müşterisi olan binlerce bankayı kriptopara alım-satım ve saklama platformu haline getirecek altyapıyı duyurdu. Böylece 100 milyonlarca banka müşterisi Visa sayesinde herhangi bir ekstra işlem yapmadan kendi banka hesaplarından başta Bitcoin olmak üzere bir çok kriptoparayı alıp satabilecek hale gelecek! ABD’de Küçük bir banka ile testler başladı bile.

Dünya bankacılık devlerinden JP Morgan CEO’su Jamie Dimon ise Eylül 2017’de Bitcoinin sahtekarlık olduğunu ve herhangi bir çalışanı Bitcoin trade ederse onu anında ‘aptallıktan’ kovacağını söylemişti. Bugün bankada CEO hala aynı. Ama COO Daniel Pinto 12 Şubat’ta verdiği bir demeçte bir noktada Bitcoin trade etme işine girmek zorunda kalacaklarını itiraf etti.

Elon Musk bile daha Aralık 2020’de Bitcoinin en az FIAT (dolar vb sınırsız) paralar kadar ‘kötü’ olduğunu belirten bir tweet atmıştı. Oysa Ocak 2021’de Tesla, $ rezervinin 1,5 milyar $’ını Bitcoine çevirdi. Bu tarz örnekler saymakla bitmez.

Peki ne oluyor? Bitcoini bu kadar kötülemiş olan insanlar ya da kurumlar neden şimdi Bitcoinci oldular?

Her şeyden önce müşteri talebi var. Merkez bankalarının sınırsız para basması, insanlık tarihinde görülmemiş negatif faiz uygulamaları ve borsaların her türlü ölçü ile aşırı balonlaşmış olması yatırımcıları yeni ve yüksek getiri vaadeden araçlara yönlendiriyor.

Fed, ECB, BoE, BOJ, PBOC vb büyük merkez bankaları trilyonlarca dolar para basmalarına rağmen enflasyon olmadığını iddia ediyor. Oysa 1980’lerden bu yana başta ABD olmak üzere tüm dünyada enflasyon verileri ile oynanıyor. 1980 Öncesi eski resmi enflasyonu hesaplayan Shadow Stats’a göre ABD’de enflasyon aslında o kadar yüksek ki ülke 2000 krizinden buyana hemen hiç pozitif reel büyüme sağlayamadı. Zaten enflasyon ve hayat pahalılığı yoksa neden Fransa’da ‘Sarı Yelekliler’ aylarca ‘Geçinemiyoruz’ diye sokakları işgal etti? Ya da neden 2008 Krizi’nden bu yana Avrupa ve Amerika’da bile aşırı sağ ve ırkçı siyasi oluşumlar sürekli yükseliyor? Şirketinin $ rezervlerini Bitcoine ilk çeviren yönetici olan MicroStrategy CEO’su Michael Saylor’a göre $’da kalan rezervler gerçekte yıllık en az %10-15 değer kaybediyor.

Bu durumu teorik olarak değil hayatında yaşayarak zaten deneyimleyen dünyanın her yanından on milyonlarca birey, Bitcoini tanıdıkça bu varlığı talep ediyor. Özellikle enflasyon altında aşırı ezilen ülkelerde hele de fiyatın yükseldiği yıllarda Bitcoin halk arasında çok yaygınlaşıyor. PayPal, Square, Visa, MasterCard vb Dünya çapında milyonlarca müşteriye hizmet veren kurumların 2021 yükseliş sezonu başında Bitcoine ilgi göstermiş olmaları bu nedenle son derece mantıklı.

Ancak 2021 Sezonunun farklı kılan bir olgu daha var: Bu yıl birçok büyük sermaye sahibi de Bitcoini keşfetti. Geçmiş yılların grafiklerine bakan bu büyük yatırımcılar Bitcoinin çok dalgalı olduğunu ancak uzun vadede sürekli yükseldiğini görüyor. Doların ise görece sabit olduğunu fakat tıpkı Saylor’un belirttiği gibi orta ve uzun vadede kesinlikle reel olarak değer kaybettiğini biliyorlar. Bu büyük yatırımcılar kuşkusuz merkez bankalarının ve siyasilerin çılgınlıklarını hepimizden daha yakından ve endişe ile takip ediyor.

Hal böyle olunca 2021’de büyük aile ofisleri, büyük sermaye sahipleri ve bunların paralarını yöneten fonlar ve varlık yönetim şirketleri de mecburen Bitcoine yönelmek zorunda kaldı. Finansal sistemi herkesten daha iyi bilen bu yatırımcılar şimdiye kadar sınırsız paranın nimetlerinden bolca yararlandı. Ancak sınırsız para basma ve negatif faiz deneyinin kendilerine şimdiye kadar anlatıldığı gibi ‘güzel’ bitmeyeceğini açıkça görüyorlar.

Zaten dikkatli bakarsanız talep sadece Bitcoine değil. Altın, gümüş ve Bitcoin olmak üzere tüm sınırlı parasal varlıklara karşı yoğun bir ilgi söz konusu. Hatta Tesla’nın Bitcoin satın aldığını SEC’ye bildiren dokümanda şirket açıkça altın başta olmak üzere her türlü diğer ‘alternatif rezerv varlığı’ da alabileceğini belirtmiş.

Anlayacağınız batmaz denilerek yola çıkan sınırsız para gemisi 2008’de Buzdağına çarptı. Sorun yok diyen merkez bankacılara rağmen gemi yavaş yavaş batıyor. 2020’de bir dağa daha çarpınca artık geminin burnu su aldı ve arka tarafı iyice yukarı kalktı. Durumu fark eden akıllı bazı ekonomi sınıfı ve lüks sınıf yolcu filikalara doğru koşuyor. Çoğunluk ise hala çalan müzik ile dans ediyor. Merkez bankacılarının çaldığı müzik tamamen susmadan sınırsız para gemisini terk etmiş olmak en akıllıca davranış olacaktır.